|
Helicobacter pylori - Gastrit ve Mide Ülseri Mikrobik Bir Hastalık mı ?
| | Helicobacter pylori (helikobakter pilori olarak okunur, yazılırken H. pylori olarak kısaltılır) mide iç yüzeyine yerleşerek çoğalan bir bakteridir (bakınız şekil 1). |
| | Mideye yerleştikten sonra meydana getirdiği iltihap nedeniyle önce ömür boyu süren bir iltihap (gastrit), sonrasında ülser ve bazen kansere kadar değişen hastalık tablolarına neden olabilir. |
| | Yapılan araştırmalarda, mide ve oniki bağırsak ülserlerinin büyük bir kısmının aslında bu bakteriye bağlı olarak meydana geldiği ortaya çıkmıştır. |
Şekil 1. Helicobacter Pylori
Mide Ülseri Neden Meydana Gelir ?
| | H. pylori’nin keşfedildiği 1982 yılından önce mide ülserlerin (bakınız şekil 2) başlıca baharatlı-acı gıdalar ve aşırı strese bağlı olarak geliştiği düşünülüyordu. Bu hastalara uzun süreli mide asidini baskılayıcı tedaviler uygulanıyor ancak hastalarda kalıcı bir tedavi sağlanamıyordu. Kullanılan ilaçlar hastanın ülsere bağlı şikayetlerini geçici olarak rahatlatıyor, ancak ilaçlar kesilir kesilmez ülserlerin bir çoğu tekrarlıyordu. |
| | Ülserlerin büyük bir kısmının H. pylori adındaki bakteriye bağlı olarak geliştiğinin belirlenmesi üzerine uygun antibiyotik tedavi rejimleriyle artık günümüzde hastaların çoğunda kalıcı bir tedavi sağlanması mümkün hale gelmiştir. |
| | Ancak unutmamak gerekir ki, mide ülserleri kullanılan Aspirin ve ağrı kesicilere ve daha az sıklıkla mide tümörüne bağlı olarak da meydana gelebilir. Bu olasılıklar nedeniyle tedavi öncesi mutlaka yeterli incelemelerin yapılmış olması gereklidir. |
Şekil 2. Mide Ülseri
H. pylori Enfeksiyonu Ülkemizde Ne Kadar Sıklıkta Görülür ?
| | Türkiye’de yaşayan orta yaş bireylerin yaklaşık olarak %70-80’inde bu bakteri bulunmaktadır. |
H. pylori Nasıl Bulaşır ?
| | Aslında bu bakterinin nasıl bulaştığı konusunda tam bir fikir birliği halen yoktur. En mühtemel bulaşma yolunun ağız yoluyla olduğu düşünülmekte ve özellikle kirli sular suçlanmaktadır. |
H. pylori Enfeksiyonundan Korunma Yolları Var Mıdır ?
| | Bulaşma mekanizmaları halen tam olarak anlaşılamadığından, bu enfeksiyona yönelik koruyucu önlemler konusunda da bir fikir birliği oluşamamıştır. Genel olarak, tuvalet ve el temizliğine dikkat edilmesi, iyi pişmemiş veya çiğ gıdalardan kaçınılması, temiz içme sularının kullanılması tavsiye edilmektedir. |
H. pylori Ne Tür Hastalıklara Neden Olur ?
| | H. pylori ile enfekte olan hastaların tümünde ömür boyu devam eden bir mide iltihabı (gastrit) tablosu gelişmesine rağmen, ancak az bir kısmında ülser veya kanser meydana gelir. |
| | H. pylori ile enfekte olan kişilerde uzun süreli gastrit nedeniyle mide kanseri ve mide lenfoması (başka bir tümör çeşidi) gelişme riski normal bireylere oranla 2-6 kat artmıştır. Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından bu bakteri 1. decede karsinojen olarak kabul edilmiştir. |
H. pylori Nasıl Teşhis Edilir ?
| | H. pylori’yi teşhis etmeye yönelik bir çok test geliştirilmiştir. Ancak bunların arasında en güvenilir metod endoskopik incelemedir (bu yöntem hakkında detaylı bilgileri Gastroskopi Nedir? isimli broşürümüzde bulabilirsiniz). Bu inceleme esnasında mideden alınacak doku örneklerinde 2 farklı metodla H. pylori varlığı tespit edilebilir: |
| | 1- Patolojik inceleme: teşhiste en güvenilir yöntemdir, ancak sonuç yaklaşık 4 günde alınır. |
| | 2- Hızlı Üreaz test: doku örneği alındıktan hemen sonra içerisinde H. pylori varlığında renk değiştirme özelliğine sahip jel bulunan özel bir test içerisine konur (bakınız şekil 3). Duyarlılığı %98’dir. Sonuç ilk 24 saat içerisinde alınabilir. Hızlı ve güvenilir sonuç almak için oldukça ideal bir testtir. |
Şekil 3: Hızlı üreaz test (yukarıda normal test, aşağıda ise H. pylori bulunan hastada renk değiştirmiş hali)
| | Diğer bir teşhis metodu ise üre nefes testi’dir. H. pylori’nin üreyi parçalayarak amonyağa çevirebilme özelliğinden yararlanılarak yapılan bu test aç karnına özel işaretlenmiş bir üre solüsyonu içilmesi ve yarım saat sonra cam tüplere üflenerek nefes örnekleri alınması ile yapılır. Alınan nefes örneklerinde işaretli amonyak varlığı araştırılarak %98 doğrulukla H. pylori varlığı tespit edilebilir. Sonuç genellikle 1-2 gün sonra verilir. Endoskopi yapılması gerekli olmayan hastalar için veya tedavi sonrası başarıyı kontrol etmek için kullanılabilecek en ideal tanı testtir. |
| | Aynı zamanda özel bir gayta testi olan Gaytada H. pylori antijen testi ile de %97-98 olasılıkla bu bakteriyi tespit etme olanağı mevcuttur, ancak çoğu kez yöntem nedeniyle hastalar tarafından tercih edilmemektedir. |
| | Avrupa ve Amerika’da sıklıkla kullanılan başka bir test ise H. pylori antikor testi (kan testi)’dir. Ancak ülkemizde sık antibiyotik kullanımına bağlı olarak yanlış sonuçlar alınabilmektedir, bu nedenle tercih edilmemesi gereken bir testtir. |
Nasıl Tedavi Edilir ?
| | Tedavi konusunda keşfedildiği 1982 yılından beri çok sayıda farklı antibiyotik rejimleri önerilmiş, ne yazıktır ki hiç biri tam olarak başarılı olmamıştır. |
| | Önemli bir sorun ise Avrupa ülkelerinde kullanılan tedavi rejimlerinin antibiyotik direncine bağlı olarak ülkemizde yeterince başarılı olamamasıdır. |
| | Birçok ülkede standart olarak kullanılan ve iki antibiyotik ile bir mide ilacından oluşan “Amoksisilin + Klaritromisin + Proton Pompa İnhibitörü” 14 gün süreli tedavi rejimi %80-90 başarı sağlarken aynı tedavi ülkemizde sadece %50 başarı sağlayabilmektedir. Bu nedenle yeni tedavi rejimlerine ihtiyaç duyulmaktadır. |
| | Gastroenteroloji Ünitemizde uyguladığımız farklı bir antibiyotik tedavi rejimi ile ilk basamak tedavide başarı oranımız %82.4 ile ülke ortalamasından oldukça yüksektir. |
Tedavi Sonrası Kontrol Gerekir Mi ?
| | Kesinlikle evet. Tedavi esnasında kullanılan ilaçlara bağlı olarak, H. pylori yok edilemese bile, hastaların çoğu şikayeti bir süreliğine ortadan kalkar. Eğer tedavi sonrası kontrol yapılmazsa bu hastaların şikayetleri bir müddet sonra tekrarlayacak ve kalıcı bir tedavi sağlanamayacaktır. |
Tedavi Sonrası Kontrol Nasıl Yapılır ?
| | Bu konuda en uygun testler üre nefes testi veya gaytada H. pylori antijen testidir. |
Tedavi Biter Bitmez Mi Kontrol Yaptırmalıyım ?
| | Hayır. Tedavi bitiminden 4-6 hafta sonra kontrol yapılması gerekir. |
Eğer Tedavi Başarısızsa Ne Yapılacak ?
| | Böyle bir durumda 2. basamak tedavi rejimi olarak adlandırılan yine 14 gün süreli ancak bu sefer 4 farklı ilacın bir arada kullanıldığı bir tedavi kürü daha uygulanacaktır. Bu tedavide başarı oranı %95’in üzerindedir. |
|
|